Wednesday, December 31, 2014

2015: Müjdelenen Umutlar




Öncelikle sağlıklı bir bedenimiz olsun. Bol bol elimizi kalbimize götürüp kalp atışlarımızı avuç içlerimizde hissedelim. Yürüyelim, koşalım, egzersiz yapalım, sağlıklı beslenelim. Sağlam kafaya sahip olmak önemlidir ve bunun olmazsa olmazı, zinde bir vücuttur. Bunu unutmayalım. 

Sevdiklerimiz yanı başımızda olsun. Yaşadığımız mutlulukları beraber kutlayalım. Allah dert elem vermesin tabi. Ama ne gelirse buna da şükür deyip daha çok kenetlenelim birbirimize. Her şeyin bir çözümü vardır. Yapıcı olalım.

Zamanımız kısıtlı. Üstelik vade ne zaman doluyor hiç bilemiyorken; üşenmeyelim, ertelemeyelim hiçbir şeyi. Hal hatır sormayı, gönül almayı, özür dilemeyi bilelim. 

İçimizi çoşturan hayallerimiz bir de hiç eksik olmasın. Onları elde edeceğimize dair güçlü bir güvenle ve itimatla, ayaklarımızı yere sağlam basarak ilerleme kudretini yitirmeyelim. Kalbimizden gelen baskın sese kulak verelim. O hep haklıdır, onu susturmayalım.

Zihnimize "Sen bi sus allasen" diyelim :) O çok konuşan sesin "biz" olmadığımızı, egomuzun sinsi tuzakları olduğunu hatırlayalım. Nefsimizi terbiye edelim. Özsaygımızı hiçbir kişi, durum ve ya olgunun sarsamayacagını, buna ancak biz izin verirsek mümkün olabileceğini bilelim. Olaylara bakış açımızı daha iyiye evrilmek adına değiştirelim.

Beklentiyle değil, ama umutla, her daim neşeyle ve gülümseyerek, daha da önemlisi birbirimizi kucaklayarak ilerleyelim. Ayrıştırmayalım. Farklılıkları sevelim. Hepimiz BİR'in tezahürleriyiz ve birbirimizden kopuk değiliz. Biçimde takılı kalmadan, varolan ÖZ'deki ortak güzelliği hissedelim. 

Affedelim. En başta kendimizi; sonra da yolumuza çıkan herkesi. Kızmak, küsmek yerine salıverelim kötü duyguları. Yerine koşulsuz sevgiyi, merhameti ve anlayışı yerleştirelim. 

Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kabul edip önyargılarımızdan sıyrılalım. Algılarımız bütünü anlamaya vakıf değil çoğu kez. İsyandan çok; sükuneti yerleştirelim kalplerimize. Sabretmeyi bilelim.

Dünya işi hiç bitmez malum. Anne babamıza ve üzerimizde emeği olan herkese saygıyı, ilgiyi ve zaman ayırmayı çok görmeyelim. Çocuklarımızı uçucu dünyevi meseleler yüzünden ihmal etmeyelim. Çocukların "gerçeklik" algılarının farklı büyüsüne ve içlerindeki o bitmek bilmeyen coşkulu oyun heveslerine tanıklık edelim. "Yetişkinler" olarak bizler de yaşamımızı daha eğlenceli hale getirelim. İçimizdeki çocuğun içeride bir yerlerde olduğunu hatırlayalım. Onunla bağımızı koparmayalım.

Tüm Evrenin kusursuz mimarını ve onun sunduğu projeyi idrak etmeyi, ardında yatan hikmeti görmeyi sağlayacak gönül gözümüz her daim açik olsun. Bireysel ve kolektif bilince katkı sağlayacak, onu iyileştirecek, şifalandıracak farkındalık ve bilinç düzeyine erişelim. 

Şarkı söyleyelim avaz avaz. Dans edelim içimizden geldiği gibi. Hikaye, öykü ve ya roman okuyalım. Yazabiliyorsak bir şeyler çizittirelim :) Bir şiir mutlaka olsun ezberimizde. Yüksek sesle okuyalım! Hepsi ruhun ilacıdır. Her gün en az bir doz mutlaka alalım. 

Yaşam yolumuzda, bize eşlik ve rehberlik edecek özışığımız hiç eksik olmasın. Bu yeni sene, kalpten iyilikle dilediğimiz her şeyin tohumlarının atıldığı ve yeşerdiği, güneş gibi sıcak, yeşil çimenlerin kokusu gibi taze ve yeni bir günün müjdelediği umutlar gibi OLsun. En güzele emanet OLun! 😉

Hadi 2015. Biz hazırız! :)



No comments:

Post a Comment