Sunday, March 8, 2015

Gerçeklik: Bırak, Tanımsız Kalsın!

Bence zamanımız var. Her şeye değil evet, ama gerekene. Kesin. Zaten sen her şeyi olması gereken zamanda, geç kalmadan yapıyorsun. Zaman ve mekan, ne büyük illüzyonar diye düşündüm şimdi bak. Fiziksel dünyada deneyim yaşayan ruhsal varlıklar olarak biz insanoğlu :) Algısı sonsuzluğu kavrayamayan bizler yani. Bizim de işimiz zor. Ama değil de bir yandan. (Yaşasın dualite!)


Ya bir de şunu düşünüyorum: Hakikat/gerçek o kadar "ifade edilemeyen" bir şey ki... Bakma aslında, bu anlamlandırma kaygılarımız yüzünden her şeyi "tanımlama" hevesimiz. Ve o heves, hakikatin bir kum tanesinden daha küçük bir parçasını koparmak gibi. Tanımlara dökmek, o küçük parçacıkları Öz'den koparıp katıştırmak gibi geliyor bazen. Ve o bit kadar küçük şeyi gerçekliğin kendisi sanıyorsun. Hey hat! :)

O yüzden zaten düşünsene, bazen kelimesiz konuştuğunda ANLAM daha çok büyür; çünkü hissedilir. O hissi yine anlatmaya çalışsan büyüsü bozulur. Hani çok güzel bir rüya görürsün de, sabah kalkıp anlattığında kimse etkilenmez ya senin rüyandan. Onun gibi bir şey...

No comments:

Post a Comment