Monday, September 14, 2015

Durun! Siz Kardeşsiniz!

Kaynak: https://www.pinterest.com/HouseFullOBirds/inspiration-board-birth/ 
Bu gün gittiğim bir kadın doğum hastanesinde sıramın gelmesini beklerken, doktorum, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle odasından çıktı ve kolonun arkasında kaldığı için kendisini göremediğim kadına müjdeyi verdi: "Haberler harika. Pozitif çıktı, gebesin!"
Bir gülümseme nefesi geldi burnundan önce kadının. Sonra da hıçkırıklarını duydum peşi sıra. Dakikalarca geçmeyen hıçkırıklar, göz yaşları... Kocası olduğunu tahmin ettiğim genç adam, koridordan bekleme odasına girerken, doktor kendisine güzel haberi verdi ve mutluluktan gözleri pırıl pırıl bir halde karısının yanına gitti. Kolon yine engel oldu olan biteni görmeme; ama kadın daha yüksek sesle ağlıyordu artık. Gözlerim inceden nemlenirken, "Ne acayip bir şey ya!" diye geçirdim içimden. "Henüz rahimde olduğu öğrenilen bir canlı için duygular nasıl da çoğalıp çağlayıveriyor."

Sonra birden çocukları öldürülen ebeveynler geldi aklıma. Siyasi hesapla(ş)malar, toplumsal öğretiler (!) ya da bireysel düzeydeki sapıklıklar neticesinde yitip gitmiş binlerce evladın ana babası... Asker, direnişçi, komünist, ülkücü, göçmen, trans, o, bu, şu, o... Neredeyse hepsi, rahme düştüğünde yukarıda bahsettiğim sevince benzer bir duyguyu yaşatmamış mıydı? Öyleyse neden, dünyaya fırlatılma (!) şeklimiz tıpatıp AYNI iken, öldürecek kadar nefret ediyorduk KENDİMİZDEN?

"Karanlık, karanlığı yok edemez. Bunu ancak ışık yapabilir. Nefret, nefreti yok edemez. Bunu ancak sevgi yapabilir." Martin Luther King Jr.

Nefret çığırtkanlığı yapmak yerine, sevgi ve ışığın hem bireysel hem de kolektif düzeyde artması için iflah olmaz şekilde dua ediyorum ve etmeye de devam edeceğim!

No comments:

Post a Comment